Turkiye ile Mogolistan arasindaki saat farki aslinda 6 saat, ancak yaz saati kullanmadiklari icin bizim yaz saati uyguladigimiz donemde 5 saat fark oluyor.

Sabahin korunde vardigimiz
Cengiz Han havaalininda islemlerimiz cok cabuk tamamlaniyor ve hemen soforumuz ile bulusup, otelimize dogru yola cikiyoruz. Cok gecmeden, klasik bir sovyet ulkesi baskentine giriyoruz, birbirini kesen dik ve genis caddelerden gecip binalarin arasinda ilerliyoruz, avludan gecilen bir baska giris ve,,, evet uzerinde otel yazan apartman bizim otelimiz.
Ucuncu kattaki odamiza gidip hemen apar topar uyuyoruz. Daha dogrusu ben hemen cami acip cevreyi izliyorum, iceriyi havalandiriyorum, bu fikirden hoslanmayan Basar usudugu icin hadi artik sen de yat diyor. Hakli, yaklasik 13 saat suren yolculugumuzun basinda 25 derecelik Istanbul'dan sonra burasi 6 derece sicaklik ile oldukca "serin".

Ogleden sonra uyanip, tur operatorumuzun islettigi Chez Bernard'a gitmek uzere sokaga cikiyoruz. Tamamen ayri bir dunyadayiz. Ben ilk kez bu kadar doguya geldigimi farkediyorum, butun yuzler yabanci. 100 metre gitmiyoruz ki karsimizda bir okul girisi ve torunlarini okuldan almaya gelen geleneksel kiyafetleri ile Mogol yaslilarini goruyoruz. Cocuklar dunyanin heryerinde en guzel fotograf malzemesi bence, civil civil, tertemiz uniformalari ile cekik gozlu bu tatli yaratiklarin guluslerini yakalamaya calisirken birden bire bir bust gozume carpiyor. Bronz esmerlesmis ve gunes karsidan geliyor, ancak bir gariplik var: bu bustteki adamin gozleri cekik degil, hatta cok da tanidik...

Aaaa, evet bu O,
Ataturk diye bagiracagim ki, Basar da ayni anda farkettigi bu detayi bana gostermeye calisiyor. Okulun kiril alfabesi ile yazilmis adini okuyorum:
Ataturk Okulu no:5. (Eski sovyet ulkelerinde okullara isim degil numara verilirdi) caddenin adi da Ankara caddesi olunca hicbir suphe yok burasi bizimkilerden bir hediye.
Daha sonra ogrendigimize gore okul devletimizin Mogol kardeslerimize bir hediyesi ve baskentteki en iyi okullardan birisi kabul ediliyor. Ogrenciler Turkce ogreniyorlar ve bircogu da Turkiye'de burslu olarak okuyor.
Sehrin icindeki ilk gezimize devam ederken, yanimiza gelen bir sarhostan kacinmaya calisirken, cok guzel bir Turkce ile '
bosver onu ya, takilma ona' diyen Mogol genc de herhalde bu genclerden birisiydi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder